Söğüt Ağacı
Aklina ilk gelen şey imkansızlık olmalı. Öyle değil mi? İmkânsız bir zamanda, imkânsız bir mekanda , imkansız şartlar altında önüne çıkan kökleri, verimsiz çöl kumuna bağlanmış söğüt ağacı. Bu öyle bir ağaç ki bütün bu olumsuzluklara rağmen içinde âb-ı hayatı barındıran, uzun dallarının altında seni güneşin o kavurucu sıcağından, sahranın hâliliğinde hissettiğin yalnızlıktan uzaklaştıran, ince, uzun yapraklarının hafif bir rüzgârla esmesiyle birlikte senin gönlüne değen letâfetin remzidir.
Etrafında uçsuz bucaksiz çöl yoklukla kavrulurken sen dâmenlerinde onunla hem dem olursun. Hârice nazar etmezsin.
Peki bu ağacı nasıl hissedersin , duyarsın? Bunun için maddi gözünü kapayıp gönül gözünü açman , beş duyunla algılayabileceğin herşeye kendini kapalı tutman , ona bunlarla dokunmaya veya benim demeye cür`et etmemen gereklidir.
İşte bu sahrada bir söğüt ağacı.Onun varlığının farkında olduğun , benim olsun dediğin an elinden , hayalinden uçtuğu vakittir. Çünkü hakikatte bu bir seraptır.
İmkânsız bir mevkide imkâniyeti ne kadar yaşayabilirsen o kadar söğüt ağacına sahip olursun…

acaba çölde serap gören birisi fotograf makinası ile bunu çekse ya da videoya kayıt etse bu serap gozukur mu ?
elbette gozukmez diyeceksiniz ama bunu kendisi bir kaç saat sonra izlese gene aynı çektikleirni mi görür acep ?
adı üstünde seraptır bu söğüt ağacı. eğer gerçek olmayı seçmiş olsaydı. belki yıllar boyu yeni dallarıyla ve daha da genişlemesi ile sabit bir güzellik arz edecekti.
serap olmayı seçtiğine göre tekrar dönüp baktığınızda hayatın tagayyürüne göre farklı bir serap ile karşınıza gelecektir…
güzel olmuş ama biraz daha eklerseniz çok güzel olur …..Beğendim………..
nasıl bir ekleme yapmamı istersiniz?
iki katlı betonarme evin hemen yarım metre yanına iki sıralı toplam 4 adet ve 3 metre ilerisinde tek bi söğüt ağacı dikilmiş ve ömrü yaklaşık 12 sene civarında. bu ağaçların dal ve yaprakları ile kök kısmının o binaya zarar verip veremeyeceğini nasıl öğrenebilirim.